·3 dk okuma ·2.034 görüntüleme
5 Aralık İkizler Dolunayı
Kasım ayının retro rüzgârları bizi geçmişle yeniden ve derinden yüzgöz etti; tam olarak kapatamadığımız bazı kapılar aralandı, 'tamam mı, devam mı?', 'neden böyle oldu?', 'başka türlü olabilir miydi?' gibi birçok soruyla meşgul olduk içten içe. Merkür ve Satürn’ün geri hareketini uğurlamışken aklımızda “Peki şimdi elimizdeki çıktılarla ne yapacağız?” sorusu olabilir.
İkizler burcunda bir dolunaya giderken zihnimizde birden çok düşünce, merak, bağlantı kurma ve mantıklı çıkarımlar yapma çabası hakim. Ancak Ay düğümleri ile açılanan bu dolunay, Başak'taki güney düğüm etkisiyle bizi detaylarda boğulmaya, 'her şey kusursuz olmalı' tuzağına düşmeye ve aşırı analizden felç olmaya itebilir. Karar verirken fayda-zarar hesabına fazla takılıp, sezgilerimizi görmezden gelme riskimiz var. Güney düğüm teması zihnimizdeki eleştirel sesi gereğinden fazla yükseltebilir. Kendimizi veya başkalarını yargıladığımız, eksik aradığımız o mükemmeliyetçi tavrı artık geride bırakmamız gerekiyor. Yoksa böyle yaparak işin içinden çıkacağımızı sanarken daha çok batacağız, aynı bataklıkta çırpınmak gibi.
Tüm bunları yaptığımızın farkına varmak için tam da bunları deneyimleyeceğimiz bazı durumlar yaşanabilir. Bu dolunayda bizi tuzağa çekecek, endişelerimizi tetikleyecek bazı durumlar 'olta' misali önümüze düşebilir.
Bunu bir şeye benzetmek isteseydim, şans oyunlarında strateji kasmaya ya da kripto para analistlerinin durumuna benzetirdim. Hani şu ekran dolusu grafikler, 'indikatör' dedikleri o teknik veriler... Her neyse işte; teorileri üzerine kurulu harika planları vardır ve buna güvenerek bir seçim yaparlar. Ama hesaba katmadıkları kocaman bir değişken vardır: Gördüklerinin ve bildiklerinin ötesindekiler. Yaptıkları o milimetrik hesaplar, denkleme girmeyen bir 'balina' tarafından ya da kolektifi etkileyen global bir gündem yüzünden bir anda çöp olabilir.
Tam da bu noktada, o hesaplanamayan değişkenleri yönetebilmemiz için gökyüzü bizi biraz sessizliğe çağırıyor. Dolunayın düzenleyicisi Merkür Akrep burcunda, Kuzey Ay Düğümü'nün yöneticisi Jüpiter ile uyumlu bir açı yapıyor. Hatta Balık’taki Satürn’ün de katılımıyla gökyüzünde bir 'Büyük Su Üçgeni' oluşuyor. Merkür, Jüpiter ve Satürn arasındaki bu büyük su üçgeni; salt zihinle içinden çıkamadığımız anlarda sezgilerimizi anlamak, doğru yorumlamak ve hayata uyarlamak için bize fırsat sunuyor. Su grubuna ait burçlar sessiz burçlardır, bu konuşamayalım demek değil. Dolunayla beraber gelecek zihinsel karmaşayı dizginlemek için konuşmaktan önce dinlemek gerekiyordur belki, hem birilerini hem kendimizi.
Bazen zihnimiz stresli bir durum karşısında panikler; aklımızdan olmayacak senaryolar geçer, paralize olur ve gerçeklikten uzaklaşırız. Oysa meselenin çözümü, o an zihnimizin ürettiklerinden çok daha basittir. Yaşadığımız bu panik, belki de henüz yeterince geliştirmediğimiz o "duygusal olgunluk kasımızdan" kaynaklanıyordur. Peki bu kas nasıl gelişir? Elbette duyguları bastırmak yerine, onları tanımaya ve yaşamaya izin verdikçe... :) Jüpiter'in Yengeç'teki retrosunun devam ettiğini de hatırlatmak isterim yeri gelmişken.
İşte bu dolunayda bizden istenen de tam olarak bu: Analiz masasında sabahlamak, haklı çıkmaya çalışmak ya da hemen rasyonel bir çözüm bulmak yerine; bu su üçgeninin rehberliğinde hayatın akışına ve o "büyük okyanusa" güvenebilmek.
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.